Eyvah! Annem ve babam da sokak modasına uydu... Moda artık podyumdan değil sokaktan yayılıyor. Tarzlar oldukça iddialı ve cesur da olsa gençlik sokak modası rüzgârı ile taklitten, kopyadan uzak giyindiğini zannederek dolaşıyor.
Moda ister sokakta ister podyumda olsun insanlar modanın etkisinden kurtulamıyor.
Geçtiğimiz günlerde Beşiktaş iskelesinin hemen yanındaki parkta rengarenk kendilerine özgü giyinmiş 15-18 yaşlarındaki gençler dikkatimi çekti. Hemen hepsi standart moda akımlarının çok uzağında ama birbirleri ile çok benzer giyinmişlerdi. Soluk mor tişörtler, dama desenli conversler, üzeri kurukafa desenleri ile dolu bandanaları, metal aksesuarları ve şalvardan bozma düşük belli pantolonları ile sıra dışı bir görüntü çiziyorlardı. Şöyle bir düşününce aslında lise çağındaki pek çok gencin büyük şehirlerde bu şekilde giyindiklerini hatırladım.
Kendi tarzlarını ortaya koyduklarına inanan ve moda olanı reddeden bu gençler tüm dünyada olduğu gibi bizde de sokak modasına yön veriyorlar. Bir süredir çeşitli yerlerden duymaya alıştığımız sokak modası nedir, bu modayı kimler belirler, zaten moda ise farklılığı nerededir, kimler bu modayı takip eder ya da sadece sokaktakiler mi bu moda akımına uyar? Tüm bu soruların cevabını eminim pek çok kişi bilmiyordur. Bir süredir New York, Londra, Amsterdam, Tokyo gibi büyük metropollerde etkin olan bu akım, son yıllarda dünyanın pek ülkesini de etkilemiş görünüyor. Özellikle Japon gençliğinin sınır tanımaz giyim şekilleri bireysel moda anlayışlarını gün yüzüne çıkarıyor. Ülkemizde ise genellikle Beyoğlu, Kadıköy ve Nişantaşı gibi kalabalık merkezlerde dikkatleri çeken sokak modası, lise ve üniversite gençliğinin büyük bölümünü etkisine almış durumda. Stilini moda dışındaki renklerden, rahat ve bol kesimlerden alan giysiler, uyumsuzlukları ile daha da güçleniyor. Üst üste giyilen tişörtler, enteresan baskılı sloganik tişörtler, salaş ve solmuş aşırı düşük belli pantolonlar, kocaman takılar, rengârenk tokalar, rozetlerle dolu sırt çantaları ya da upuzun kumaştan yapılmış çuval çantalar, yaz kış giyilen kalın tabanlı genellikle mor, kırmızı, yeşil olan postallar, diz altı boylarındaki hayvan ve çiçek motifli etekler, plastik sallantılı küpeler, gözlükler ve bileklere takılan bol aksesuarlı bileklikler, sokak modasının ana temelini oluşturuyor. *** Sokak modası trendleri Aslında çoğunluğun takip ettiği modaya alternatif tarz oluşturmak amacı ile ortaya çıkan sokak modasında da birbirinin taklidi giyinmiş insanlar karşımıza çıkıyor. Şehirlere ve semtlere göre sokak modası trendlerinin değişiklik gösterdiğini de belirtmek lazım. Ülkemiz modasının kalbinin attığı Nişantaşı�nda sokak modası, daha çok tanınmış markaların koleksiyonlarındaki parçalar ile takip edilirken; Beyoğlu�nda, arka sokaklar ve pasaj içlerindeki küçük butiklerin ürünleri ile takip ediliyor.
Diesel, Top Shop, Miss Sixty, H&M gibi dünya markalarının yanı sıra Beyoğlu İş Merkezi, Atlas Pasajı, Suriye Pasajı, Galatasaray Hanı içindeki kendi tasarımlarını satan butikler de ülkemizdeki sokak modası düşkünlerinin uğrak yerleri arasında.
Sokak modasının belki de bu denli benimsenmesindeki nedenlerden biri de bu küçük ve ucuz ürün satan butiklerdir. Gençliğin yoğun olarak gittiği yerlerde açılan butiklerden alınan ürünlerin fiyat aralıkları da benzerlerine kıyasla çok uygun. Öğrenci kesesine göre alınabilirliği yüksek olan bu ürünler de tasarımlarda sınır tanımıyor. Demode olma gibi kaygı taşımayan sokak modası takipçilerinin giyinirken ilk hedefi, bulduğunu giymek olarak da açıklanabilir. ***
Giyim zevkleri uç noktalarda Ne giyeceğim, renk uyumlarına dikkat etmeliyim gibi düşüncelerden uzak, istediği tarz ile istediği rengi birleştiren gençler uyumsuz kombinasyonları ile uyumu yakalıyorlar. Kimi gençlerin bu işi iyice abartıp absürt görüntüler çizdiği de bir gerçek.
Pespembe, yeşil ya da mor garip kesilmiş saçlar ya çok kısa ya da upuzun veya daha cesur davranılarak rastalı kullanılıyor. Yapılan makyajlarda da farklılıklar uç boyutlarda. Her dönem olduğu gibi annelerin şaşkın bakışları ile karşılaşan genç giyim alışkanlıklarını gördükçe �bir sonraki nesil daha ne derece şaşırtıcı olabilir?� demekten kendimi alamıyorum.
Her şeyde olduğu gibi sokak modasında da standart modayı takip etmemek adına giyim zevkleri uç noktalarda yaşanıyor. Fakat bunun tersine kendi tarzını istediği senenin moda akımları ile birleştirip bireysel stilini günümüz şartları ile uyumlu hale getiren zevkli sokak modası takipçileri de var. Modayı kendi ekseninde belirleyen bireysel trend avcıları hem uygun fiyata hem de taklit olmayan giyim anlayışları ile ilgi çekiyor.
Şık olma fikrinin alışılagelmişin dışında algılandığı sokak modası pek çok yeni gelecek trendlerin de belirlenmesinde etkin oluyor. Modanın asıl merkezinin sokaklar olduğunu bilen modacılar, tarzlarının bir kısmını sokakları takip ederek belirliyor. Çok benimsenmiş ürünleri kendi stilleri ile birleştiren marklar, sokak modasının ne denli önemli olduğunun da altını çiziyorlar. Buna rağmen �Sokakta moda yok, herkesin kendi stili� var diyenler de yanılıyor. Birbirinin benzeri giysilerle dolaşan kopya figürler, lise ve üniversite gençliğinin hiç de azımsanmayacak bir kısmını oluşturuyor. Kendi aralarında iki ya da üç başlığa bölünseler de hepsi de salaş ve uyumsuz görüntüdeki kıyafetleri ile dikkat çekiyor.
Moda artık podyumdan değil sokaktan yayılıyor. Tarzlar oldukça iddialı ve cesur da olsa gençlik sokak modası rüzgârı ile taklitten, kopyadan uzak giyindiğini zannederek dolaşıyor. Fakat moda ister sokakta ister podyumda olsun bulaşıcı etkisinden kendini alamıyor. Gerçek sokak modası anlayışının ana temeli olan bireysel özgürlüğü fark ederek giyim şeklini biçimlendiremeyen binlerce gencimiz gibi. Doğru giyinmek adına belki de gençler şu soruyu kendilerine sormalı: �Annem ya da babam böyle giyinsin ister miyim?�
Sokak modası üçe ayrılır Sokak modası etnik giyinenler, metalci giyinenler ve cici kızlar olarak üç grupta toplanabilir. Gündemdeki klipler, filmler ve hayran olunan sanatçılar, sokaktaki gençlerimizin tarzlarının belirlenmesinde ciddi derecede etkin oluyor. Etnik giyinenler buldukları her giysiye etnik bir detay ekliyorlar. Ya da baştan aşağıya folklorik giysileri tercih ediyorlar. Metalciler ise siyah ve griden fazla uzaklaşmadan mor ağırlıklı giyiniyorlar. Kurukafa figürleri, piercingler vazgeçilmezleri arasında. Ağır siyah makyajları ve sıra dışı bol jöleli bakımsız saçları özentiden başka bir şey değilmiş gibime geliyor. Cici kızlar grubu ise alabildiğine kokoş ve renkli kıyafetleriyle dikkat çekiyor. Renk uyumu diye bir şey kabul etmeyen bu grup, kocaman sallantılı küpeler, üst üste takılmış kolyeler, çiçek ve hayvan figürlü elbiseler, etekler giyiyorlar. Görünümleri ile ne bulduysa giymiş sokağa fırlamış görüntüsü çizen bu genç bayanlar renkli ve desenli çoraplardan asla vazgeçemiyor. Fırfır, fiyonk, alabildiğine bol aksesuar, dama desenli pabuçlar, kocaman canlı renklerdeki çantalar ise imajlarını belirliyor.